1959’da dünyaya gelen Selçuk Yula’nın çocukluk hayali Fenerbahçe forması giymekti. Şekerspor’da başlayan kariyeri onu Fenerbahçe sürükledi. Fenerbahçe’de iki kere gol kralı oldu. Dört sene kaptanlığını yaptığı Fenerbahçe’de iki lig şampiyonluğu yaşadı.
Peki Selçuk Yula’yı yazıma konu olacak kadar özel kılan neydi?
Selçuk Yula sosyalist fikri benimsemişti. 1991 yılında kurulan Sosyalist Birlik Partisinin kuruluşunda yer aldı. 1993 yılında Cumhuriyet gazetesinin düzenlediği, Nazım Hikmet’in vatandaşlığı iade edilsin kampanyasına destek verdi. 2006 yılında gazete de yazdığı köşe yazısında eski Çin devlet başkanı Mao’nun şu sözlerine yer verdi; ‘’stratejik olarak bütün düşmanları hor görmek, taktik olarak taktik olarak hepsini hesaba katmak gerek’’
12 Eylül Darbesi ve darbeciler de Selçuk Yula’nın eleştirilerinden payını almıştı. “Darbeyi yapanlar toplumu ve siyaseti istedikleri gibi biçimlendirdiği gibi spora ve özellikle de futbola el attılar. O dönemin ünlü bir futbolcusu olarak sokakta yaşananların sahalarda pek hissedildiğini söyleyemem. Ancak bu futbola dokunmadıkları anlamına gelmemeli. Kenan Evren bu işe çok önem veriyordu. Kupa törenlerinde kupayı bizzat teslim etmesi bile bir propaganda şekliydi. Darbe döneminden tribünler de nasibini aldı. Önceki yıllarda sokaklarda biriken öfke bilinçli olarak stadyumlara kaydırıldı. Gençlerin buralarda depolitize olması istendiği çok açık ortadaydı. Dönemin devrimci sloganları bile değiştirildi: Gündoğdu hep uyandık statlar da toplandık! Sonraki yıllarda tezahüratlar ordu ve Kenan Evren lehine atılmaya başlanmıştı… Türkiye politika kaldırmıyor. 12 Eylül Türkiye’deki kırılma noktasıdır. İyi devrim midir, kötü devrim midir? benim için Kötü devrimdir. Gençler bu dönemde depolitize edildi. Günümüzün futbolcuları hep o dönemin çocukları. Neticede sağ-sol kavramını bilmiyorlar. Mercedes’e, Ferrari’ye binen futbolculardan bir şey bekleyemezsin zaten! Futbolcuları bir kenara bırak, Türkiye’deki gençlerin bir misyonu yok. Üniversite öğrencileri ne biliyor ki Türkiye’de? 12 Eylül’den sonra milyonlarca kitap yakıldı bu ülkede. Okumayı bilmeyen gençlik üretildi. Biz Beatleslarla, Pink Floydlarla büyüdük. Şimdiki çocuklar, Artonun müzikleriyle göbek atıyorlar diskolarda. Bunlarla da politika konuşamazsın.”
Yazımı Selçuk Yula’dan bir alıntı ile bitirmek istiyorum; “Kitap okumayan, Dostoyevski’yi bilmeyen kişi çok akıllı ve doğru futbol oynayamaz, futbolcu olamaz…”
DENİZ DÜZGÜN
Yorumlar
Yorum Gönder