30 HAZİRAN 2024
Göçmen (mülteci, sığınmacı) sorunu; bir neden değil, sonuçtur. Emperyalizmin ve onun enstürmanlarının (Irkçılık, Milliyetçilik temelli ideolojilerin) işgal siyasetenin en bariz sonucudur. Emperyalizmin yarattığı göçmen sorunuyla yüzleşmek yerine, ülkemizde dahil, aşırı sağ siyasetin yükselmesiyle birlikte, göçmen düşmanlığı ön plana çıkmaktadır.
Ümit Özdağ liderliğinde ki Zafer Partisi, aşırı sağ siyasetin ülkemizdeki temsilcisi konumundadır. Ümit Özdağ, partisini göçmen karşıtlığı çizgiye yerleştirdi. Ekonominin kötüye gitmesini, ahlaki çöküşü Suriyelilere bağladı. Bunu yaparken, sosyal medya da yalan yanlış bilgiler paylaşıp, Suriyeli göçmenleri hedef haline getirdi. Çözüm önerisi Suriyelilerin göçmenlerin geri gönderilmesi oldu. Ümit Özdağ'ın göz ardı ettiği bir durum vardı. Ülkemiz de yaşanan ekonomik kriz, Emperyalizmin (Kapitalizmin) dönemsel ve yapısal sorunlarından kaynaklanıyor. 2001, 2008 ekonomik krizlerinde ülkemizde Suriyeli göçmenler yoktu. Keza toplumsal (ahlaksal) yozlaşmanın, erozyonun nedeni; Emperyalizmin (Kapitalizmin) yarattığı tüketim odaklı insan modelidir. Tüketim toplumunun içinde doğan ve toplum yapısını aşamayanlar kendilerine yabancılaştı.
Bu yabancılaşmanın kökeni 18. yüzyıl Sanayi Devrimine kadar dayanmaktadır. Üretim de makineleşmenin artması ile birlikte, işçiler hem üretici hem de tüketici oldu. İşçiler tüketici olduğundan beri, yüksek zevkle donatılıp, kitlesel üretimin yanında, kitlesel tüketime de teşvik edildi. Aynı zamanda işçilerin, boş zamanlarını değerlendirmesi konusunda denetim altına tutulması ihtiyacı doğdu. Bütün bunların toplamı, işçi sınıfını kendine yabancılaştırdı ve 1700'lü yıllardan, günümüze kadar devam eden toplumsal (ahlaksal) yozlaşmaya, erozyona neden oldu. Toplumsal (ahlaksal) erozyondan, yozlaşmadan kurtulmak istiyorsak, Emperyalizmin (Kapitalizmin) tüketikçe var olursun algısından kurtulmamız gerekiyor.
Göç olgusuna gelecek olursak, bu olgunun ana nedeni; Emperyalizmin neden olduğu küresel ya da bölgesel savaşlardır. Savaş, Emperyalist (Kapitalist) sistem tarafından, üretim ilişkilerinin sonucunda ortaya çıkar. Sadece hammadde ve pazar bulmak için değil, farklı coğrafyalar da yayılım alanı bulmak için de Emperyalist (Kapitalist) sistem, savaşı bir araç kullanır. İnsan eliyle üretilen ve kullanılan bu araç, insanları göç etmeye zorlamıştır. Savaşlar yüzünden dünyanın farklı coğrafyalarında, sayısız göçler olmuştur. Ak Parti iktidarı, Emperyalizm (Kapitalizm) tarafından işgal edilen Suriye'de yanlış politikalar izleyerek, Suriye savaşında yanlış tarafını seçti.
Suriye İç Savaşında, yanlış politik adımlar atan Türkiye, yanlış adımlarının sonucunda "Göçmen Krizi" İle başbaşa kaldı. Yapılan "Geri Kabul Antlaşması" ile Avrupa göçmenleri sınırlarının dışında tutmayı başarmış ve Türkiye'yi mülteci hapishanesine çevirmiştir. Türkiye bu anlaşma ile birlikte tampon devlet konumuna geldi. Bu konum Türkiye'yi büyük bir sorunla karşı karşıya bıraktı. Türkiye aldığı ekonomik yardıma rağmen, ne ekonomik olarak ne de sosyo-kültürel olarak bu denli yoğun bir göçe hazır değildi.
Yorumlar
Yorum Gönder