Bu satırları, bir kız çocuğu babası olmak isteyen biri yazıdı. Narin'in ölümünden sonra aklımda tek bir soru var; ileride kız ya da erkek çocuğum olursa onu kötülüklerden nasıl koruyacağım. Aklımda bu soru varken, bu yazıyı yazmaya başladım.
En son söylemem gereken şeyi baştan söyleyeceğim. Bizler, geçmişini çabuk unutan bir toplumun parçasıyız. Bana göre geçmişimizi ya da yaşanan olayları unutmamızın nedeni, geçmişin, yaşanan olayların toplumsal sorumluluklarından kaçmaktır. Yine bu cinayetlerin artmasındaki neden, AKP ve cemaatlerin arasındaki ilişkidir.
Jan Asmann'ın “Neyi unutmamamız gerekiyor?” sorusu, toplumsal olarak hatırlamamız gereken olayları işaret etmektedir. Bu sorudan yola çıkarak, ölümünü unuttuğumuz çocuklarımızı anlatacağım.
Leyla Aydemir; 15 Haziran 2018'de, Ramazan Bayramı için gittiği köyde kayboldu. Kaybolduktan on sekiz gün sonra, cansız bedeni bulundu. Leyla'nın ölüm nedeni, açlığa bağlı olarak vücudun aşırı su kaybıydı. Leyla'nın ölümü raporlara, doğal ölüm olarak geçti. Leyla'nın amcası cinayet işlemekten tutuklandı. Dönemin haberlerine göre, şüphelilerin Leyla'yı öldürdükten sonra cesedini bir süre soğuk bir ortamda tuttukları, küçük kızın ailesinde ve yakın çevresinde öldürülmediği izlenimi yaratmak ve delilleri karartmak için üzerinden çıkardıkları kıyafetlerini ve cesedini Bezirhane köyüne yaklaşık iki buçuk kilometre mesafede bulunan dere yatağı ve civarına attıkları belirtildi.
Eylül Yağlıkara, 22 Haziran 2018 tarihinde, Ankara Polalı'daki köyünde kayboldu. Kaybolduktan bir hafta sonra cansız bedeni bulundu. O dönemin haberlerine göre, Eylül oyun oynamak için, Uğur Koçyiğit'in bahçesine kuzenleri ile birlikte giderek çocuklarını sordu. Koçyiğit, çocuklarının evde olmamasına rağmen "beş on dakika sonra gelecek" diyerek çocukları kandır. Sonra bir bahane bulup, Eylül'ün kuzenlerini bahçeden uzaklaştırarak, Eylül'e cinsel istismarda bulundu. Bu sırada Eylül, bir yolunu bulup Koçyiğit'in elinden kurtulup köy meydanına geldi. Bu esnada Eylül'ü arayan babası İbrahim Yağlıkara, önce anne Huriye Koçyiğit'e ardından, Uğur Koçyiğit'e giderek Eylül'ü sordu. İkilinin cevabı, Eylül'ü görmedik oldu. Uğur Koçyiğit daha sonra olayı annesine anlatarak, Eylül'ü öldürmeyi planladığı söyledi. Annesi oğluna destek verdi. Uğur Koçyiğit daha sonra Eylül'ü köy meydanında aramaya başladı. Uğur Koçyiğit'i gören Eylül kaçmaya çalışsada başarılı olamadı. Koçyiğit, Eylül'ü zorla arabasına bindirerek köyden uzaklaştı. Uğur Koçyiğit Eylül'ü öldürüp elektrik direğinin dibine gömdü. Bu olay aslında göz göre göre yaşandı. Uğur Koçyiğit, katliamdan önce telefonunda çocuk pornosu bulundurmaktan gözaltına alınıp serbest bırakılmış. Keza katliamdan sonra telefonunda çocuk pornosu bulundu.
Leyla Aydemir katledildiğinde, dört yaşındaydı, Eylül Yağlıkara sekiz yaşındaydı. 17 Ekim 2016 tarihinde, cansız bedeni bulunan, Irmak Kupal komşusu tarafından cinsel istismar uğrayıp katledildiğinde dört yaşındaydı. Katliamdan üç gün sonra, Irmak Kupal'ın yirmi yedi yaşındaki annesi Suriye Kupal ve on yaşındaki ablası Ayşe Kupal katledildi. Bu sefer katil eş, baba Bilal Kupal'dı. Katliamın nedeni kıskançlık krizi. Irmak Kupal'ın katili olan komşu Himmet Aktürk, daha önce iki yaşındaki yiğenini tacizden gözaltına alınıp, akli dengesi yerinde olmadığı için serbest bırakıldı. Himmet Akyüz'ün on ile on sekiz yaş arasındaki kız çocuklarına ilgi duyduğu biliniyordu. Himmet Akyüz bunu katıldığı bir televizyon programında da utanmadan söylemişti.
Pelda, oniki yaşında 2011 yılında, dayısının oğlu tarafından kaçırılıp alıkonuldu ve tecavüze uğradı. On sekiz yaşına geldiğinde, iki çocuğu oldu. Pelda, kaybolduktan sonra ailesi ve polis ekipleri tarafından arandı bulunamadı. Bir sene sonra, aile olayı öğrenince şikayetçi olmadı ve Pelda onu alı koyan dayısının oğlu Hüseyin O. ile imam nikahıyla evlendi. Pelda 2018 yılında, resmi raporlara göre intihar etti. Görgü tanıklarının ifadesine göre, Pelda'nın imam nikahlı eşi Hüseyin O. çarşıdan eve döndükten bir iki dakika sonra bir el silah sesi duyuldu. Hüseyin O., ifadesinde silahım yok dedi. Daha sonra yapılan aramalarda Hüseyin O.'ya ait iki tane silah bulundu. Pelda, on sekiz yaşında öğretmen olma hayali ile birlikte şüpheli bir şekilde öldü ya da katledildi.
31 Mayıs 2017 günü, altı yaşındaki Eylül'ün cansız bedeni bir inşaatta bavulun içinde bulundu. Eylül Murat Ş. tarafından, cinsel istismara uğradıktan sonra, boğularak katledildi. Murat Ş., Eylül'ü aramaya katılmıştı. 2014 yılının Nisan ayında Adana'daki evinin önünde kaybolan Gizem Akdeniz'in katili ablasının sevgilisi ve babasının kuzeni Süleyman Akdeniz çıktı. İntikam almayı isteyen katil zanlısı küçük Gizem'i diri diri yaktı.
Ve Narin Güran...
Eylül Yağlıkara'nın katili, Uğur Koçyiğit telefonunda çocuk pornosu bulundurmaktan gözaltına alınıp serbest bırakıldı. Irmak Kupal'ın katili, Himmet Aktürk, daha önce iki yaşındaki yiğenini tacizden gözaltına alınıp, akli dengesi yerinde olmadığı için serbest bırakıldı. Himmet Akyüz'ün on ile on sekiz yaş arasındaki kız çocuklarına ilgi duyduğu biliniyordu. Pelda'nın ailesi, kızlarının cinsel istismara uğramasına göz yumdu ve kızlarının istismarcısıyla dini nikahla evlenmesine izin verdi. Adaleti sağlayan yetkililere, bakanından, savcısına, hakimine sormak istediğim bir soru var; ADALETİ NEDEN SAĞLAMADINIZ!
Toplumsal şiddet olaylarının ve çocuk cinayetlerinin artışında, siyasi ve ideolojik dönüşümler önemli rol oynamaktadır. AKP ve cemaat ilişkisinin yanına sıra, AKP milletvekillerinin, çeşitli aileler kurduğu feodal ilişki ağı bu cinayetlerin başlıca nedenidir. AKP Diyarbakır milletvekili Galip Ensarioğlu'nun, Narin Güran'ın katledilmesiyle ilgili; "Yani aileyle benim 40 yıllık dostluğum var. Ailenin tüm bireylerini hemen hemen, gençler hariç tanırız. Yakın dostluğumuz var. Geçmişte aileye dair de çok spekülasyonlar var. Siyasi görüşü üzerinden meseleyi ele almak isteyenler olmuş. Hizbullahçı olduğunu söyleyen siyasiler var sosyal medyada. Bu meseleye siyaseti bulaştırmamak lazım. Siyasetin bu meseleyle ne ilgisi olabilir yani?" demesi bile, AKP milletvekillerinin feodal ilişkilerinin kanıtıdır. Bu ilişki ağı, adaletin işleyişine zarar verip faillerin cezasız kalmasına neden olabilir. Bu cezasızlık kültürü, özellikle kadın ve çocukların maruz kaldığı şiddetin artmasına zemin hazırlar.
Yorumlar
Yorum Gönder